OSB’LERDEKİ TAKS KALKIYOR

Aralık 16, 2014  

Bakan IŞIK: OSB’lerdeki sanayi parsellerinin yapılaşma şartlarını yeniden gözden geçirdik. Bunun sonucunda taban alanı kısıtlamasını (TAKS) kaldırdık. Burada, can güvenliği, iş güvenliği, işçi sağlığı esas olmak kaydıyla OSB’deki TAKS’ı kaldırıyoruz.”

 

TAKSa

Bakan Işık, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) Sanayi Odası Başkanları Konsey Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, gelişmenin yolunun sanayileşmeden geçtiğini, son 10 yılda üretime dayalı ekonomilerin krizler karşısında ne denli dirençli olduğunu gördüklerini ifade etti.

Geçen 11 yıllık dönemde Türkiye’nin ortalama yüzde 5 büyürken, imalat sanayinin de ortalama yüzde 5,8 büyüdüğüne dikkati çeken Işık, bu ay açıklanan büyüme rakamlarına baktığımızda da durumun aynı olduğunu söyledi.

Işık, ekonomi 2014 yılının 3 çeyreğinde yüzde 2,8 büyürken, aynı dönemde imalat sanayisinde büyümenin yüzde 3,5 olarak gerçekleştiğine dikkati çekerek, “Arzu ettiğimiz seviye değil, ama genel büyümeden daha yüksek bir büyüme gerçekleştirdiğimiz de ortada” dedi.

Refah seviyesini artırmak ve ekonomide kırılganlıkları azaltmak için sadece salt üretimin yeterli olmadığını dile getiren Işık, aynı zamanda üretilen ürünlerin yüksek katma değerli olması gerektiğini, rekabetin artık miktardan çok, katma değer alanında gerçekleştiğini belirtti.

OECD tarafından, Çin’in Ar-Ge harcamalarında 2019 yılında dünyada ilk sırayı alacağı, Ar-Ge harcamalarında ABD ve Avrupa Birliğini geçeceğinin öngörüldüğüne işaret eden Işık, Ar-Ge ve inovasyonu Türkiye’nin kalkınmasına ivme kazandıracak destekleyici bir güç olarak gördüklerini bildirdi.

Işık, 2007-2012 döneminde OECD ülkelerinde gayri safi Ar-Ge harcamasının yıllık ortalama yüzde 2 artarken, Türkiye’de artış oranının yüzde 8 olduğunu ifade etti.

Bu doğrultuda, bakanlık ve ilgili kuruluşlarla Ar-Ge faaliyetlerine yönelik 2015 yılı için yaklaşık 1,5 milyar liranın üzerinde bütçe ayırdıklarını belirterek, şöyle dedi:

“Keşke bu ayırdığımız bütçe yetersiz kalsa da daha fazla bütçeyi ayırsak ama şu anda en büyük sıkıntımız ayırdığımız bütçenin kullanılmaması. Maalesef bunlara çok geç başladık. Ar-Ge kültürü henüz tam olarak oluşmadığı için Ar-Ge desteklerinden yararlanmakla ilgili müracaatta bile bazı sıkıntılar var. Hala proje noktasında sıkıntı çeken özel sektör kuruluşlarımız var. Arzumuz şu: 1,5 milyar liralık bütçenin yetmemesi, bu noktada ek bütçe veya 2016 bütçesinin belki de bütçe artışının çok üzerinde gerçekleşmesi.”

Işık, tasarımı yoğun desteklemek amacıyla destekleri gözden geçirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki dönem tasarımın çok daha yoğun desteklendiği bir dönem olacak. Tasarım ile ilgili kanun tasarısı taslağımızı hazırladık. Özellikle KOBİ’lerimize yönelik son derece olumlu katkı yapacak bir tasarı ile karşı karşıya kalacaksınız. Bu tasarım strateji belgemizde, tasarım ofislerinin de Ar-Ge merkezi gibi destekleneceğini yazmıştık. Şimdi somut adım atıyoruz. Tasarım ofislerinin Ar-Ge merkezi gibi desteklenmesine yönelik kanun değişikliğini inşallah yakında hükümetimize sunacağız.”

 

 

”Türkiye artık yeni bir dönüm noktasında”

Işık, Türkiye’nin artık yeni bir dönüm noktasına, yeni bir yol ayırımına geldiğine dikkati çekerek, “Mevcut yolu takip edersek, orta gelirli bir ülke olacağız ancak üretim yapımızda katma değeri artıracak çalışmalar yaparak yeni yola yönelirsek 2023 hedeflerimize ulaşabileceğiz ve gelişmiş ülkeler kategorisine geçeceğiz” dedi.

Ekonomide Yapısal Dönüşüm Programı’nın ilk 9 başlığının açıklandığını anımsatan Işık, koordinasyonunu yürüttükleri  “Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı” ve “Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim Programı” kapsamında, imalat sanayisinde öncelikli sektörlerin payını artıracaklarını, araştırma merkezi, kuluçka, hızlandırıcı, teknoloji ve yenilik merkezlerinin sayısını artırarak yenilikçi girişimciliği geliştireceklerini, yüksek teknolojili sektörlerde uluslararası alanda markalaşma sürecini destekleyeceklerini, kamu tedarik sistemi yoluyla Ar-Ge harcamalarının artırılmasını sağlayacaklarını, üniversite sanayi işbirliğini artıracaklarını bildirdi.

Işık, tüm bu hedefleri gerçekleştirecek eylemleri bir bir hayata geçireceklerinin altını çizerek, “Ben inanıyorum ki 2017-2018 yıllarında artık yeni hedefler konuşuyor olacağız” dedi.

Önümüzdeki dönemde üretimde katma değeri artırmak amacıyla yüksek teknolojili üretime dönük yatırımları, Türkiye’nin neresinde üretilirse üretilsin 5’inci bölge teşviklerinden yararlandırmak üzere teşvik sisteminde bir revizyona gitmeyi planladıklarını belirten Işık, revizyonun orta yüksek teknolojili ürünlerin üretimine yönelik yatırımların 1’inci bölgede yapılması durumunda, bu yatırımların 3’üncü bölge teşviklerinden, diğer bölgelerde yapılması halinde ise 5’inci bölge teşviklerinden yararlanmasını da kapsamasını amaçladıklarını kaydetti.

Işık, bakanlık olarak Türkiye’de en az üç bölgede büyük üretim alanları oluşturmak için çalıştıklarının altını çizerek, şöyle konuştu:

“Bu bölgelerde Türkiye’nin cari açığını azaltacak üretimler yapılacaktır. Bu alanlar, ihtisas OSB’lerden daha büyük üretim bölgeleri olacak. Bu bölgeler en az bin dönümden 20 bin dönüme kadar olan büyük araziler üzerinde kurulabilecek. Bir başka çalışmamız, sermayesini arsaya, binaya yatırmak istemeyen sanayicilerimize yönelik Sanayi Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı gibi bir girişimi başlatmak istiyoruz. Özellikle kamulaştırma desteği vermediğimiz batı bölgelerinde organize sanayileri bu mantıkla güçlendirmek istiyoruz. Arkadaşlarımız üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor.”

Türkiye’nin ihtiyacı olan sanayi ürünlerini yerli üretimle karşılamak ve dışa bağımlılığı azaltmak için çalışmalar yürüttüklerini anlatan Işık, bu amaçla, yerli üretimin artırılması için kamu alımlarını bir kaldıraç olarak kullanacak politikalar geliştirdiklerini, bunun için de üç yeni mekanizma geliştirdiklerini, bunların kamu mal alımlarında yerli malına fiyat avantajı sağlanması, teknolojik ürün deneyim belgesi verilmesi, kamu alımlarıyla yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini sağlamaya yönelik olarak uygulanacak Sanayi İşbirliği Programı (SİP) olduğunu açıkladı.

 

 

“OSB’deki TAKS’ı kaldırıyoruz”

Bakan Işık, Organize Sanayi Bölgelerinin sürdürülebilir kalkınma için gelişerek devam etmesini arzu ettiklerini belirterek,  şöyle devam etti:

“Burada, can güvenliği, iş güvenliği, işçi sağlığı esas olmak kaydıyla, var olan kısıtları mümkün olduğu ölçüde kaldırmak arzusundayız. Sizlerden gelen talepler doğrultusunda, OSB’lerdeki sanayi parsellerinin yapılaşma şartlarını yeniden gözden geçirdik. Bunun sonucunda taban alanı kısıtlamasını (TAKS) kaldırdık. Burada, can güvenliği, iş güvenliği, işçi sağlığı esas olmak kaydıyla OSB’deki TAKS’ı kaldırıyoruz.”

Çekme mesafelerinde de yoğun çalışmalar yaptıklarını ve belli esnemeler gerçekleştirdiklerini belirten Işık, sanayicinin önünü açmak için gereksiz aşırı ihtiyati tedbirleri kaldırmak istediklerini söyledi.

Işık, bunları yeterli görmediklerini dile getirerek, “Sanayicinin önündeki en büyük engel, bürokrasiye çok fazla zaman ve enerji harcıyoruz. Bakanlıkta talimat verdim. Mart ayı sonuna kadar bütün mevzuat elden geçecek ve sadeleştirme yapılacak” dedi.

Vatandaşın en hızlı ve etkili hizmet almasını engelleyen mevzuatın kaldırılacağını dile getirerek Işık, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bürokrasi geleneğinde hiç kimse kendi yetkisini azaltmak istemez ama bunu yapmak zorundayız. Tüm sanayi odalarımıza çağrı yapıyorum. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının mevzuatı ile ilgili ayağı yere basan makul öneriler getirin. Elbette mevzuatsız devlet olmaz, ama bu kadar aşırı mevzuatlı bir devlet de ayağımıza bağ oluyor” diye konuştu.